İki Kişinin Yaptığı Hatanın Bedelini Üç kişi Öder Benim Kentimde

5/10/2009 - Düşsel Çocukluğum




Gecenin üzerine gün ışıkları serpilirken sustum bir an.
Kalemimden ölüm akmıyor bu gece.
Bu gece anlamsızlıklarıma yeni anlamlar yüklemeye çalışırken; 29 harfin anlam dolu anlamsızlğı düğümleniyor boğazıma.
Kentin içine ağlıyorum ve ben ağladıkça kent dışına sürüklüyor beni.
Dayanamayıp şuurumu dağıtıyorum ayaklar altına.
AÇLIK OYUNLARIM başlıyor !
Bir çiçek açma telaşını yarıda bırakıp dikenlerini batırıyor minik ellerime.
İnsanlar suskun !
İnsanlar solgun !
*
Koşuşturacalar siyah-beyaz bir film gibi akarken gözlerimin fer'inden; içimin bilmem kaç yıldır sürüp giden savaş senaryolarını izliyorum.
Yine o hissizlik duygusu.
Yine o korku.
Annemin sesi ilişiyor kulaklarıma "kızım ! bu gece rahat ve güzel uyu".
Yüregime bakıyorum.
Birkaç bozukluk duruyor bir kenarda ve yüzünde yüzlerce sitemle.
Ve önüme sadaka niyetine bırakılmış sevgi parçacıkları.
*
Gece tüm heybetiyle duruyor karşımda.
Korkuyorum, korkularımı korkutmadan.
Hesap ver diye nara/lar atıyor.
SUS diyorum !
Sus
N'olur düşlerim uyanacak !
O bed sesiyle yineliyor
Hesap ver bu kentin yollarını yaşlarınla sen mi ıslattın ?
Kaçırıyorum g/özlerimi, gözlerinden.
Geceye sesli harfler hiç yakışmıyor.
Biraz uzun sürmedi mi ?
Artık çok geç !
Birileri yardım etsin.
Biri/leri ?
Kimse yok ki...

                                           Micazed^^
                                            ELİF

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/10/2009 - Korkuyorum TûYa



Korkuyorum tûYa  ! Güneşim eksiliyor geceleri ve insafsız bir yağmur küfrediyor varlığıma. Üşüyorum tûYa al ve ısıt çığlıklarımı avuçlarında. Uğultulu trajediler birikiyor kursağımda ve kusuyorum nefretimi bu şehrin tüm kör tenhalarına. Akrep neden ısırır  ki kendi yelkovanını ? Neden ısırılıyorum tûYa ? Zehirler yayılıyor uzuvlarıma. Görmüyorlar kendimi tüketircesine yaraladığımı, bilmiyorlar tûYa nerden bilsinler ki dünden kalma acılarımın rüyalarıma saldırdığını. Küçük bir çocuk evcilik oyununda öldürüyor içinin yarım yamalak kalan düşlerini ve acı üstüne acı örüyor annem sırtıma. Yüreğimin ücralarına dalgalar vuruyor tûYa köpüklerinde kaybediyorum aslımı. Söylesene tûYa hangi elin gücü yeter saçlarıma dokunmaya ve hangi yorgn el didikler cesedimi. Sus tûYa duyacaklar hıçkırıklarının ağladığını ve kırbaç üstüne kırbaç gelecek ipeksi düşlerinin yüreğine. Sık dişini, bu kez sadece kendin için dayan kuduz fırtınalara. Sus diyorum tûYa sana mı düştü dillere düşmek. İki buçuklu yaşlarda attığımız kahkahalar adres değiştirmiş tûYa, uğramıyorlar artık iki tahtası kırık kapımıza. Sonbahar geldi yaa; gece feryat figan ağlıyor tûYa tıpkı seni gibi ayaklar altına akıtıyor yaşlarını. Bak gördün mü akbabalar da biliyor korktuğumuzu. Kaçalım tûYa uzat elini, sığın aklımın küf kokulu odalarına. Off tûYa ! Bana mı öyle geliyor yoksa gerçekten ayrılık mı görünüyor ufukta ?

Micazed^^
Elif..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/9/2009 - Gece Cinnetlerim (II)

İçim; içimi tüketemediğim için nara'lar atıyor varlığıma.
Karanlığıma inat direniyor bu kentin tüm ışıkları.
Buhran yalnızlığı kaplıyor uzuvlarımı.
Daha gece yeni başlıyorken
Ve daha yaşamam gereken an(ı)lar varken;

Pılımı pırtımı toplayıp ölmemi istiyor gece !
Ayık kafayla yaşanmıyor.
Söz dinleyip ölüyorum.
Cinnetlerimi avucumu sıkı sıkı saklayıp.
Tüm deliliklerimi kilitli kapılar ardına bırakıyorum.
Sararmış otlarımı temizliyor biri-leri.
Sabaha misk kokuları içinde uyanmam için.

(II). Mektup bu.
Üçüncü de...

Micazed^^
Elif..
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2009 - Gece Cinnetlerim (I)

Bütün denklemlerin tek bilinmeyeni ben olurdum hep.
Sayıklamalarım birbirini ağırlarken;
Buğularla dolup taşan gözlerim yas tutuyor anlamsızlığıma.
Geceler birbiri ardına iniyor yüzümdeki çizgilere.
Bir tokat gibi, alay eder gibi, terk eder gibi.
Ve hiç usanmadan hiçlik ötesi hayatlara (d)üşüyorum !
Sormuyorum !
Gitme/leri sormadığım gibi;
Sormadan ve sorgulamadan, şuursuzca yaşıyorum aslımı.
Ve şimdilerde çocuksu gülüşlerimi cebimde taşıyarak,
Ölüyorum bu gri kentte !
Vazgeç(e)miyorum her gece ölmekten.
Yaşamaktan vazgeç(e)mediğim gibi.
Gülüyorum aciz halime !
Elden bişey gelmiyor MİCAZED^^
Anla artık ! Anla artık ve bir kezde benim için sus ne olur !
Görmüyor musun ?
Senden başka herkes haklı çıkıyor bu kentte.
Fütursuzluğuma yenik düşüp yazıyorum yeniden;
Oysa yazmak için yeterince acı'm vardı.
Ve yazmamak için fazlasıyla bahanem.
Bak !
                            Bakın yine aklımı kaçırıyor birileri.
ALLAH KAHRETSİN !
Bir türlü ögretemedim bu kente;
Annem gibi kokmayı.
İntiharlarıma tanık başka gözler bulamıyorum.
Muamma nöbetleri geçiriyorum yine.
Birileri sabah olmadan sorar elbet, "nasıl bilirdiniz" diye.
Bak !
Bakın bu gece de ölüyorum.
Her gece kimsesiz ve kimliksiz bir yağmura sarılıp öldüğüm gibi.
Öldüm yine !
Ne mutlu ! 

Micazed^^
Elif..
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/9/2009 - Ruhumda Heyelan Var !

Alışkanlıklarım bile benden daha yorgun bugünlerde..
Acılarla yoğrularak küçülen gökyüzüme inat;
Münfesihleşmeye devam ediyor yüreğimin kuytu sokakları..
El sürmeyin hayallerime !
Bilmezler onlar hayatın anlamsızlığını..
Gözlerimin dili dönmüyor;
Parça parça yok'oluşların telaffuzuna..
Bak !
Bakın yine o ses duyuluyor..
Düşlerimi kırbaçlıyor birileri..
Azar azar topraklar dökülüyor uzuvlarıma..
SUSUYORUM Ünlem
Önce annemi görüyorum hayal meyal..
Sonra her gece çığlıklara karışıp öldüğüm o kenti..
Bilmem kaç nokta kaç şiddetinde sarsılıyor;
Derinlerde sakladığım siyah beyaz evler..
Ve duvarları ifşa ediyor gülüşlerimi..
Benden uzak durun bu gece !
Ruhumda heyelen var...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

-Hakkımda-

Kelebek kanadında ömrüm(üz)...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

-Arkadaşlarım-

asivemavi36
mehmet toprak
dilsizmutercim
birdenizkizi
leylihazan
sukutuhazan